301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
03 Aralık 2019 - Salı 16:39
 
İSRAF
OĞUZ BAHÇELİ
oguzbahceli@gmail.com
 
 

İSRAF
Yüce kitabımız Kuran-ı Kerim’in Araf Suresi 31. Ayet’inde,”Yiyin, için, fakat israf etmeyin! Allahü teâlâ israf edenleri elbette sevmez” denilir.
Yani dinimiz İslam, varlığımız ölçüsünde yememizi içmemizi ancak israf ederek kaynaklarımızı boşa harcamamızı emrediyor.
Peki, biz dönelim israflarımıza bakalım.
İlk olarak ekmek konusuna değinmek istiyorum. Hepimiz sofralarımızdan artan ufak ekmek parçalarını çoğu zaman çöplere atıyoruz.
Hatta bu durum göz önünde bulundurularak 1 TL olan 250 gram ekmek fiyatı sabit tutularak 200 grama düşürüldü. Vatandaşımız, ekmek fiyatı artması yerine gramın düşmesinin aynı zamanda israfı da azaltacağını dile getirerek işe olumlu tarafından bakmıştı. Tabi ki bu bakış açısı da çok güzel. Buradan fırın işleten ağabeyler yanlış anlamasın bir çoğunu yakinen tanımamdan dolayı fiyatlar artmasın diye onlarında yaptıkları fedakarlıktan haberdarım. Ancak her iki tarafta fedakarlık yaparken israfın devam etmesi konunun bir başka boyutu.
Göz önünde ekmek var ve bu yüzden israf denilince aklımıza ilk olarak ekmek geliyor.
Ancak birçok konuda israf söz konusu.
İsrafın önlenmesi konusunda ise son zamanlarda dikkatimi çeken güzel bir uygulama Bozok Üniversitesi Rektörü Prof Dr. Ahmet Karadağ’dan gelmişti.
Karadağ göreve başladığında kendisine tebrik için gönderilen çiçek ve benzeri hediyeler yerine Bozok Üniversitesi Vakfı aracılığı ile şehit ailelerine ve burs alan öğrencilere yardım amacı ile bağış yapılmasını istemişti. Bunun içinde Yozgat Bozok Üniversitesi Vakfı ve Yozgat Şehit Aileleri Derneği hesap numaralarına bağış yapılabileceğini üniversitenin web adresinden duyurmuştu.
Aslında fikir kötü değil, aksine güzel bir fikir. Gereğinden fazla gelecek çiçek ve hediye güzellik katmak yerine birde yük oluşturacaktı. Bunun yerine daha güzel bir yere harcanması sağlanmak istendi. 
Buraya kadar yapılan her şey çok güzel. Buraya kadar diyorum çünkü bu durumun devamı var. 
Tebrik için yapılacak olan harcamalarda hem israfı önlemek hem de faydalı bir yere göndermek adına güzel olan çalışmanın, yapılacak herhangi bir programda davetiye adı altında şık bir kitabı andıran davetiyeler içinde yapılması gerekmez mi? 
Yani çiçek satan esnafın kazancına israf gözü ile bakıp, diğer taraftan musluklar sonuna kadar açılarak şatafatlı davetiyeler yapılması israf değil midir? 
Tanıtım illa ki şart. Üniversitemize yakışır bir şey yapılması illa ki gerekli. 
Örneği Bozok Üniversitesi’nden verdim ancak diğer kurumlarımızda da durum aynı.
Bir program, bir etkinlik olduğu zaman öyle bir davetiyeler yapılıyor ki biraz abartmış olacağım ama nerdeyse bir kitap parasına mal oluyordur.
Yozgat Belediyesi Aralık Ayı Belediye Meclisi Toplantısı’nda gündeme ilimizin içme suyu hattının yenilenmesi geldi. Yozgat Belediyesi her patlakta yeni bir çalışma ile günü geçirmek yerine hattı tamamen yenileyip Yozgat Halkı’nı çileden kurtarmak istiyor. Bunun için ise maliyeti 80 Milyon TL’yi bulan bir yatırım planlanıyor. Tamamlandığında çok güzel bir çalışma ancak öncesi yine israfa dayalı. Önceki dönemlerde su hatlarında yenilenme yapılmış, eski hat toprağın altında bırakıldığı gibi borulara yapılan eklerle bir arıza yaşandığında içinden çıkılmaz hale gelen bir sorunda sonra ki yönetimlere devredilmiş. Son günlerde yaşanan su kesilmesi herkesin malumu. Daha önce tam bir çalışma yapılmaması bugün 80 Milyonluk bir yatırıma neden olurken kamu kaynağının ise israfına yol açıyor.
Kısacası iş yaparken bile israfa devam ediyoruz. Plansız yapılan çalışma da vatandaşa hizmet olarak gidecek parayı israf ediyor.
Pahalılıktan bahsediyoruz, evimizde çöpe giden ekmek ve yemekle 1 kişi daha doyar.
Yatırımlara para bulamıyoruz kaynak arayışımız var, gereksiz abartılı tanıtım için harcanan para yıl bazında düşünülürse havaya gidiyor.
Bugün elektrik faturası fazla geliyor, yakıt fiyatları yüksek, gelecekte su sıkıntısı yaşanacağı bilim adamlarınca her platformda söyleniyor.
İşin başka boyutu ise üreten değil tüketen bir toplumuz.
İlkokulda Türkiye’nin buğday ambarı diye bizlere öğretilen İç Anadolu Bölgesi’nde neredeyse çiftçi üretimi bırakacak, buğdayda bile ithalatımız var,
Elimizde ki telefondan üstümüzdeki elbiseye kadar yabancı üretim, bozuldu yada yırtıldı diye değil modası geçti diye yenisini satın alıyoruz.
Böylece israfı tek boyutlu değil, iki boyutlu yapıyoruz.
Birinci boyutu kendi imkânlarımızı israf ediyoruz hem paramız hem de elimizde ki ürün boşa gidiyor,
İkinci boyutu ise tüketen toplum olduğumuz için ülkemizin servetini başka ülkelere kar marjı olarak gönderiyoruz. 
Yani sadece çöpe giden yemek ve ekmekte değil israf, kullanamadığımız ya da kullanırken abarttığımız bütün kaynaklarımızda israf ediyoruz.

 

 
Etiketler: İSRAF,
Yorumlar
Haber Yazılımı escort istanbul istanbul escort porno izle sex hikaye porno indir türk porno escort