301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Haber Detayı
14 Ocak 2020 - Salı 17:43
 
AÇIKGÖZ: “ARTIK HAKKIMIZI ALALIM”
Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak,” Doğal afetlerden etkilenen veya ekonomik sebeplerden dolayı kredi geri ödemelerinde sorun yaşayan, tüm tarımsal faaliyetleri devam eden üreticilerimize yapılandırma imkanı getiriyoruz” açıklaması yapmıştı. Ziraat Odası Başkanı İsmail Açıkgöz’e durumu sorduk ve kendisi açıklamalarda bulundu.
GÜNDEM Haberi
AÇIKGÖZ: “ARTIK HAKKIMIZI ALALIM”

Çiftçinin son yıllarda yaşadığı sorunlardan Yozgat için yapılması gereken tarımsal çalışmalara kadar bir çok konuda açıklamalarda bulunan Ziraat Odası Başkanı Açıkgöz Yozgat’ın artık teşvik ve yatırımlar konusunda hak ettiklerini alması gerektiğini vurguladı.
“TARIM YERLERDE GEZİYOR”
Tarım şuanda yerlerde geziyor diyen Açıkgöz,”2019 yılı Yozgat tarımında büyük sıkıntı var. 19 Bin dekar arazide afet oldu. O gün ki şartlarda bu durumu büyüklerimize intikal ettirdik. Valimiz ve vekillerimiz afet bölgelerini gezdiler ve yaralarınızı saracağız dediler. Dekar başına 30 TL gibi bir para verildi. Bu yarayı sarar ise sarılmış oldu. Çünkü dekarda çiftçinin maliyeti 230 TL. Yani 200 TL gibi bir kayıp var. Çiftçi 2018-2019 ekim sezonundan borçlu geliyordu. Her birimizin bankalara borçları var. Bunları ödeyemedik. Tarlada 200-300 Bin TL zarar olunca ödeyemedik. Esnaf, çiftçi sıkıntıya girdi. Çiftçi malını sattı, traktörünü sattı. Yozgat’ta yaşanan sel baskınına rağmen afet bölgesine giremedik. Düzce gibi bir yerde 4 fındık tarlasında afet yaşandı diye afet bölgesi ilan edilirken Yozgat’ta bu yapılmadı” dedi.
“bu yapılandırma çiftçiye ne gibi katkı sağlayacak”
Yapılandıranın çiftçiye bir katkısı olmadığını dile getiren Açıkgöz,”Yozgat’ta 5 yıldır bir kuraklık var. Bugün bile ülkenin dört bir yanında yağışlar var. Kar var. Memleketimizde daha beklenen kar ve yağmur yağmadı. Borçla ekilen ekinler kuru bir şekilde duruyor. Yağdığı zamanda afet oldu ve çiftçinin emeği gitti. Son 5 yıldır borçlarımız ertelemeye gitti. Sıkıntılardan dolayı borcumuzu ödeyemedik. Borçlara yüzde 3 eklendi. Tarım kredileri yüzde 28 ile ertelendi. Borcumuz boyumuzu aştı. Bu yıl ise erteleme gelmedi. Yapılandırma denilen bir sistem geldi. Yapılandırıyoruz deniliyor. Yapılandırma çiftçinin karnesini düşürüyor. Ülke genelinde BCH(Borçlu Cari Hesap) faizleri yüzde 11 iken, yüzde 9-yüzde 11 arasında yapılandırma çiftçiye ne gibi katkı sağlayacak merak ediyorum” ifadelerini kullandı. 
“ÇİFTÇİNİN FUTBOL KULÜPLERİ KADAR DEĞERİ YOK”
Bu ülkede üretici o kadar tabana indi ki bir futbol kulübü kadar çiftçinin değeri yok diyen Açıkgöz,”Gün gelecek bu yapılan yanlışlar anlaşılacak. Suriye gibi savaşın içinde olan bir yerden buğday ithal ediyoruz. Bu ülke kendi buğdayını üreten ülkeler arasında ilk 7 içerisinde idi. 2 Bin 500 TL’ye gübre alıp, 2 Bin 250 TL’ye tohum alıp nasıl çiftçilik yapacağız. Çiftçiye destek veriyoruz deniliyor. Çiftçiye değil tarla sahibine destek veriliyor. Üretene verilmesi lazım desteklerin. Ziraat Odası’nda 13 Bin üyem var. 8 Bin 800 ÇKS (Çiftçi Kayıt Sistemi) yaptıran var ben iddia ediyorum 3 Bin ekim yapan çiftçim var. İstanbul’dan, Ankara’dan birisi Yozgat’tan ÇKS alıyorsa Yozgat’ın çiftçisi gereken desteği alamıyor. Çiftçi, Nohut üretiyor, mısır ekiyor, buğday ekiyor teşviki alamıyor. Bu durumda çiftçi ürettiğini gösteremiyor. Eğer gösterebilse bu işler çözülecek” şeklinde konuştu.
“ÇİFTÇİYE , HAYVANCIYA BAKIŞ AÇISI ÇOK DEĞİŞİK”
 Çiftçiye , hayvancıya bakış açısı çok değişik diyen Açıkgöz,”Et fiyatları yükseldi denildi. İthal et sokuldu ülkeye. İthal et ülkeye girdi. Sonra Et Balık Kurumu et 32 TL dedi. Kesime 4 ay süre verdi. Kesim sonrası 3 ay sonra ödeme süresi verdi. Hangi çiftçi 7 ay bekleyebilir. Bu ben keseceğim ama kesmiyorum demek. İthal et neden bu ülkeye girdi. Bunun yerine yerli kesimleri 32 TL’den yapılsaydı, sürekli kesim olsa haftalık ödeme yapılsaydı daha iyi değimliydi. Yurt dışından et bedava gelmedi sonuçta. Sonrasında gelen ithal et itibar görmedi. Böyle bir mantık olmaz. Çiftçi 40 TL’den yem yedirip 28 TL’ye et satıyordu. Bugün 85 TL’ye yem alıp 30 TL’den et satıyoruz. Bu para çiftçinin cebinden gidiyor” dedi.
“LAFA GELİNCE ŞEHRİMİZ TARIM ŞEHRİ”
Lafa gelince şehrimiz tarım şehri diyen Açıkgöz,”Alternatif ürünümüz bile yok. Komşu illerimizden Çorum’a bakıyorum. Afet yok herhangi bir şey yok. Proje yapılıyor 5 Milyon TL’lik tohum dağıtılıyor. Burada neden yapılıyor. Çorum ilde Yozgat değil mi? Burada siyasetçi yok mu? Biraz bürokrasiyi sıkıp çalıştırmaları lazım. Yozgat’ta alternatif aspir diye zorlanıyor. Alternatif aspir değil yem bitkisi. Yonca, fiğ, mısır silajı, korunga olabilir ancak aspir olmaz. Tarım ve hayvancılığı canlandırmak istersek Özel İdareden tarıma para ayrılmalı. Şehrin bütün dinamikleri tarıma destek vermeli. İlimizde ne üretilir diye bir çalışmamız yok. Üniversitenin kenevir çalışması oldu. Yozgat’ta 3 kişi kenevir ekti 3’ü de mahkemelik şuanda. Yozgat’ın çiftçisi kenevir ekipte bekçilik yapamaz. Kamera tak, başında dur. Bunlar olmaz. Önce ürettiğini satacağın yer olur. Bu da yok. Alt yapı kurulmadan çiftçiyi yönlendirmek yanlış. Yozgat’ta kenevir ekenlerden para kazanan varsa buyursun söylesin” ifadelerini kullandı.
“2 YILDA BİR ÜRÜN ALIYORUZ”
İlimizde kuru tarıma dayalı bir çözüm üretilmeli diyen Açıkgöz,”Cumhurbaşkanı Yardımcımızın Şahin Tepesi’nde yaptığı toplantıda kendisine durumumuzu izah ettik. Bizde bir rapor sunduk. Sonrasında baş danışmanı aradı ona da durumu izah ettik. Üzerimize düşeni yaptık. Biz Adana veya Tekirdağ gibi bir il değiliz. Adana yılda 2 ürün alıyor biz 2 yılda 1 ürün alıyoruz. Şehrimizin yüzde 90’ı kuru, yüzde 10 sulu tarımımız var. Kuru tarıma dayalı bir çözüm üretilmeli. Nohut üretiyoruz Denizli’ye Mersin’e satıyoruz. Buğday üretiyoruz Kırşehir’e Çorum’a satıyoruz. Alt yapımız yok. Hayvan pazarı konusunda sayın valimizin hassasiyetiyle bir çalışma oldu. Hala buğday pazarımız ve borsamız yok” dedi.
“NEDEN YOZGAT’A OFİS BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ KURULMASIN?”
Son olarak Yozgat’ın hakkını alması gerektiğini dile getiren Açıkgöz,”12 bölgeye Toprak Mahsulleri Ofisi kurulacak. Bu kadar aciz bir memleket olmaz. Çandır, Yenifakılı, Çayıralan, Boğazlıyan’ı Kayseri’ye bağlamışlar. Kayseri ofis istiyor. Türkiye’de hububat üretim sırasında ilk 4’te yer alan biziz. Neden Yozgat’a ofis bölge müdürlüğü kurulmasında Kayseri’ye kurulsun.  Artık hakkımızı versinler. 2019 yılında verilere bakın Türkiye’de en fazla buğdayı biz almışız. Nohut öyle mercimek öyle. Bölge müdürlüğü de bize verilmesi lazım. Halkımız desteklemeli, siyasilerimiz çalışmalı ve bu konuda hakkımızı almalıyız” diyerek sözlerini tamamladı.

 

Kaynak: Editör: Oğuz Bahçeli
Etiketler: AÇIKGÖZ:, “ARTIK, HAKKIMIZI, ALALIM”,
Yorumlar
Haber Yazılımı escort istanbul istanbul escort porno izle sex hikaye porno indir türk porno escort